05432632840 | Neorama İş Merkezi Beştepe Mah., Yaşam Cad., No:13, A-Blok, Ofis No:22, Söğütözü, Ankara

Arama :

Prostat Kanseri

Prostat Kanseri Erken Teşhis Edilebilir mi?
Prostat Kanseri Erken Teşhis Edilebilir mi?

Prostat Kanseri Erken Teşhis Edilebilir mi?

 

Toplumda prostat kanseri taraması yapılması bazı kanser türleri için kanserlerin tedavisinin daha kolay olacağı erken bir aşamada bulunmasına yardımcı olabilir. Prostat kanseri genellikle kandaki prostat spesifik antijen (PSA) seviyelerinin test edilmesiyle erken tespit edilebilir. Prostat kanserini bulmanın bir başka yolu da prostatın elle hissedildiği  parmakla rektal muayenedir (PRM). Bu testlerden herhangi birinin sonuçları anormal ise, kanser olup olmadığını görmek için genellikle ileri testler ve prostat biyopsisi  yapılabilir.

 

Prostat kanserleri oldukça yavaş büyür büyük kısmı teşhis edilmeden kişi başka nedenlerden dolayı hayatını kaybeder, bu yüzden prostat kanserini erken tespit etmek için toplumda tarama yapmak bazen klinik olarak önemsiz (ki bu oran tüm prostat kanserlerin yarısına yakındır) prostat kanserini tespit etmek gibi bir sonuçla karşılaşılmaktadır. Bu yüzden tarama yapmak gereksiz oranda fazla teşhis, gereksiz biyopsi ve gereksiz fazladan tedavi sonucunu doğurmaktadır. Kaldı ki yapılan çalışmalar toplumda tarama yapmanın ve teşhis edilen hastaları erken tedavi etmenin toplumda hayatta kalma oranını pek etkilememektedir. Ayrıca tarama için kullanılan yöntemler yani PSA ve rektal muayene %100 sonuç vermemektedir, bu da gereksiz biyopsi oranını artıran bir faktördür. 

 

Bütün bunlar prostat kanserini klinik önemli ve önemsiz kanser olarak iki gruba ayırma zorunluluğu sonucunu doğurmaktadır. Aslın da yapılan çalışmaların çoğu bu ayrımı yapma üzerine odaklanmıştır. Böylece klinik önemsiz kanser teşhisini azaltılmaya ve gereksiz biyopsilerden kaçınmaya çalışılmaktadır.Sonuçta idrar kaçırma, iktidarsızlık ve hormon kullanımı gibi hayat kalitesini çok düşüren aşırı tedavilerden de kaçınılmış olur. Bazen klinik önemsiz olarak teşhis edilen hastalarda hiç bir tedavi yapmadan aktif izlem yapılmasına karar verilebilir, bu bile izlem sırasında yapılan tetkikler ve tekrar tekrar yapılması gereken biyopsiler hastada stres  yaratmakta, biyopsilerin enfeksiyon ve kanama gibi yan etkilerine maruz kalmak zorunda bırakılmaktadır.

 

Sonuç olarak prostat kanserinin  erken teşhis ve tedavi için toplumda tarama yapmanın faydaları çok net değil ve tartışmalıdır,  devam edilen büyük çalışmalarda taramanın prostat kanserinden ölüm riskini azaltıp azaltmayacağı amaçlanmıştır. Klinik önemli prostat kanseri ayırabilen yöntemlerin geliştirilmesi ile belki bu öneri değişebilir. Günümüzde toplumda prostat kanseri taraması  pek önerilmemektedir. Fakat genetik ve ailesel yatkınlığı bulunan kişilerde bu taramanın yapılması önerilmektedir.




 

Prostat Kanseri için Tarama Testleri

 

Tarama, insanlarda semptomları olmadan önce prostat  kanserini saptamak için yapılan testlerdir. Bununla birlikte, prostat kanseri için toplumda taramasının faydalarının, risklerden ağır basıp basmadığı net değildir. Yine de, taramanın artılarını ve eksilerini tartıştıktan sonra, bazı kişilerde tarama yapılabilir.



PSA

 

Prostata spesifik antijen (PSA) kan testi: Prostata spesifik antijen (PSA), prostattaki  hücreler (hem normal hücreler hem de kanser hücreleri) tarafından yapılan bir proteindir. PSA büyük miktarlarda (bir milyon kat) menide bulunur,meninin dış ortamda sulanmasını sağlayan bir enzimdir, kanda da küçük bir miktar geçer. Kandaki PSA seviyesi, mililitre başına nanogram (ng / mL) cinsinden birimle ölçülür. PSA seviyesi yükseldikçe prostat kanseri olma şansı artar, ancak prostat kanseri olup olmadığını kesin olarak söyleyebilecek kesin bir sınır-eşik noktası yoktur. Çoğunlukla  4 ng / mL veya daha yüksek bir PSA eşik-sınır noktası kullanır, ama genelde ise 2.5 veya 3 ng/mL gibi daha düşük bir seviyeden başlamasıı tavsiye edebilir.

 

Prostat kanseri olmayan çoğu erkeğin PSA seviyeleri 4 ng / mL'nin altındadır. Prostat kanseri geliştiğinde, PSA seviyesi genellikle 4'ün üzerine çıkar. Yine de, 4'ün altında bir seviye, bir erkeğin kanser olmadığının garantisi değildir. 4ng/mL’nin altında PSA seviyesine  sahip erkeklerin yaklaşık % 15'inde biyopsi yapılırsa prostat kanseri tespit edilebilir. PSA,  4-10 ng/nl aralığına gri-zon yada sınır aralığı denilmekte ve yaklaşık prostat kanseri riski bu aralıkta %25 dir. PSA 10'dan yüksekse prostat kanseri olma şansı% 50'nin üzerindedir. 



 

PSA seviyelerini etkileyebilecek faktörler: Prostat kanseri ararken PSA testi ile belirli bir sınır noktası kullanmanın zor olmasının bir nedeni, kanser dışındaki birçok faktörün de PSA seviyelerini etkileyebilmesidir.

 

PSA seviyelerini yükseltebilecek faktörler şunlardır

 

  • 1- Prostat büyümesi: İyi huylu prostat büyümesi (BPH), birçok erkeği yaşlandıkça etkileyen kanser dışı prostat büyümesinde  PSA seviyelerini yükseltebilir.
  • 2 -ileri yaş: PSA seviyeleri, prostat probleminiz olmasa bile, yaşlandıkça normal olarak yavaş yavaş yükselir.
  • 3- Prostatit: Prostat enfeksiyonu PSA seviyelerini yükseltebilen önemli bir klinik durumdur, öyleki akut enfeksiyonlarda çok daha fazla yükselebilmektedir. 
  • 4- Meni Boşalma: PSA'nın kısa bir süre için yükselmesine neden olabilir. Bu nedenle testten önce bir veya iki gün boyunca meni boşalmasından kaçınılması önerilmektedir.
  • 5- Bisiklete binmek: Bazı çalışmalar bisiklet sürmenin PSA seviyelerini kısa bir süre için yükseltilebileceği iddia edilirse de bu ispatlanmamıştır.
  • 6- Bazı ürolojik girişimler: Prostat biyopsisi veya sistoskopi gibi prostatı etkileyen bazı prosedürler, kısa bir süre için PSA seviyelerini yükseltebilir. Bazı çalışmalar, dijital rektal muayenenin (DRE) PSA seviyelerini biraz yükseltebileceğini öne sürülmüştür, ancak kanıtlanamamıştır. kural olarak PSA testi parmakla rektal muayeneden önce yapılması önerilir. 
  • 7- Bazı ilaçlar: Testosteron gibi erkek hormonları ve bu hormonları ilaçlar almak PSA'da artışa neden olabilir.

 

 

PSA seviyelerini düşüren nedenler şunlardır ( prostat kanseri olsa bile):

 

  • 1- Finasterid ve Dudasteri (5-alfa redüktaz inhibitörleri): Normal prostat büyümesi veya idrar bazı şikayetlerini tedavi etmek için kullanılan finasterid (Proscar) veya dutasterid (Avodart) gibi bazı ilaçlar PSA seviyelerini 3 ay içinde yarı yarıya düşürmektedir, bu ilaçları alanlarda  PSA seviyesi iki ile çarpılarak elde edilmektedir. Bu ilaçlar ayrıca prostat kanseri riskini de etkileyebilir ve PSA’ düşürdüğünden prostat kanserini maskeleyebilir. 
  • 2- Bitkisel karışımlar: Diyet takviyesi olarak satılan bazı karışımlar yüksek PSA seviyesini maskeleyebilir. Normal prostat büyümesinde kullanılan Saw palmetto PSA'yı pek etkilemiyor gibi görünüyor.
  • 3- Bazı diğer ilaçlar: Bazı araştırmalar, aspirin, statinler (kolesterol düşürücü ilaçlar) ve tiyazid diüretiklerin (hidroklorotiyazid gibi) gibi belirli ilaçların uzun süreli kullanımının PSA seviyelerini düşürebileceğini öne sürmüştür. 



 

Özel PSA türleri: PSA, farklı PSA formlarını içerdiği için bazen toplam PSA olarak adlandırılır. PSA tarama testi sonucu normal değilse, bazen prostat biyopsisine ihtiyacınız olup olmadığına karar vermenize yardımcı olması için farklı PSA testleri düşünebilir. 

 

Bu özel PSA türevleri Şunlardır:

 

Serbest PSA yüzdesi:  PSA, kanda 2 ana formda oluşur. Bir form kan proteinlerine bağlanırken, diğeri serbest (bağlı olmadan) dolaşır. Serbest PSA yüzdesi  (% fPSA), serbest PSA’nın toplam PSA’nın  yüzde kaçını oluşturduğunu gösterir. Serbest PSA yüzdesi prostat kanseri olan erkeklerde olmayan erkeklere göre daha düşüktür. Normalde %25’in üstünde olması beklenir, özellikle kan total PSA seviyesi 4-10 ng/mL aralığında(gri zon) olan hastalarda biyopsi kararı almada bize yol göstermektedir. Düşük serbest PSA ve yüksek total PSA seviyeleri prostat kanseri olasılığını  artıran bir bulgudur ve biyopsi kararı almamızda etkili olan bir faktördür. Serbest PSA yüzdesi % 10 veya daha az olan hastalarda prostat biyopsisi önerilmektedir ve bu oran % 10 ile% 25 arasındaysa biyopsi yapmayı düşünmelerini tavsiye edilmektedir. Bu oranların kullanılması bir çok kanseri teşhis etmemize neden olur ve gereksiz biyopsilerden kaçınılmasında yardım eder. Serbest PSA yüzdesinin % 25 olamsı konusunda fikir birliği olmamasına rağmaen , total PSA seviyesine göre bu oran biyopsi kararı için değişebilir. 

 

Karmaşık-Komplex PSA: Bu test, diğer proteinlere bağlanan PSA miktarını (PSA'nın "serbest" olmayan kısmı) doğrudan ölçer. Bu test, toplam ve serbest PSA yerine kullanılabilir ve bize aynı değerde bilgi verebilir, ancak yaygın olarak pek kullanılmamaktadır.

 

Farklı PSA türlerini birleştiren testler: Bazı yeni testler, prostat kanseri olma şansını yansıtan, genel bir puan elde etmek için farklı PSA türlerinin sonuçlarını birleştirir.

 

  • -Toplam PSA, serbest PSA ve proPSA sonuçlarını birleştiren Prostat Sağlık Endeksi (PHI)
  • -Toplam PSA, serbest PSA, bozulmamış PSA ve insan kallikrein 2 (hK2) sonuçlarını diğer bazı faktörlerle birleştiren 4Kscore testi

 

Bu testler, prostat biyopsisi yaptırmaları gerekip gerekmediğini belirlemeye yardımcı olmak için hafif yüksek PSA'ya sahip hastalarda yararlı olabilir. Bu testler, prostat biyopsisi yapılmış fakat kanser saptanmayan bir hastanın başka bir biyopsi yaptırması gerekip gerekmediğini belirlemek için de kullanılabilir.

 

PSA hızı: PSA hızı farklı bir test değildir. PSA'nın zaman içinde ne kadar hızlı yükseldiğinin bir ölçüsüdür. Normalde, PSA seviyeleri yaşla birlikte yavaş yavaş yükselir. Prostat  kanseri hastalarında ise daha hızlı yükseldiğini saptanmıştır.Çok kullanılmamakla beraber yılda 0.74ng/mL/Yıl’dan daha fazla yüksel anlamlı kabul edilebilir.

 

PSA yoğunluğu(PSAD): Prostat bezinin hacmi (boyutunu) transrektal ultrason ile ölçülür ve PSA seviyesi prostat hacmine bölünür, yani gram doku başına düşen PSA miktarı PSA dansitesini verir. Normal değeri 0.15’in altında olması beklenir,0.15’in üstünde bir değerde biyopsi düşünülebilir. PSA yoğunluğunun serbest PSA yüzdesinden daha kullanışlı bir yöntem değildir.

 

Yaşa özgü PSA aralıkları: Kan PSA seviyeleri, normal olarak yaşlı erkeklerde genç erkeklere göre daha yüksektir. Normalin üst  sınırlardaki PSA değeri 50 yaşındaki bir erkekte endişe verici olabilir, ancak 80 yaşındaki bir kişi için daha az endişeye neden olur. Yaşa özgü bazı PSA seviyeleri tanımlanmıştır ancak, çok kullanılan bir test değildir.

 

 

Parmakla Rektal Muayene(PRM)

Parmakla Rektal Muayenede, prostatta kanser olabilecek odakla çok sert hissedilirken, normal prostat dokusu lastik top kıvamındadır. Tek başına teşhis koydurma olasılığı düşüktür.

 

 

Prostat Kanseri Tarama Kriterleri

 

  • 1-Ortalama prostat kanseri riski taşıyan ve en az 10 yıl daha yaşaması beklenen erkekler için 50 yaş. Prostat kanseri gelişme riski yüksek kişiler için 45 yaş. Riskli kişiler arasında ; 65 yaşından küçük prostat kanseri teşhisi konan birinci derece akrabası (baba veya erkek kardeş) olanlar ve  siyah ırka sahip olmak sayılabilir Daha daha yüksek risk altındaki erkekler için 40 yaş sınırdır ve erken yaşta prostat kanseri olan birden fazla birinci derece akrabası olanlar bu gruba girer. Bu kriterlere sahip kişilerde PSA ve parmakla rektal muayene yapılarak tarama yapılabilir.
  • 2-Tarama kriterlerine alınan hastalarda PSA değeri 2,5 ng / mL'den az ise  2 yılda bir, PSA düzeyi 2,5 ng / mL veya daha yüksek olan erkekler için yıllık bir PSA testi tekrarlanmalıdır.
  • 3-Prostat kanseri genellikle yavaş büyüdüğü için, prostat kanseri semptomları olmayan 10 yıllık yaşam beklentisi olmayan erkeklere fayda sağlama olasılığı olmadığı için test önerilmez. 

 

Hakkı Perk ©2020 | Her Hakkı Saklıdır. | Dinamiksoft tarafından oluşturulmuştur.