0312 287 28 40 | Neorama İş Merkezi Beştepe Mah., Yaşam Cad., No:13, A-Blok, Ofis No:22, Söğütözü, Ankara

Ürolojik Uygulamalar

Üreterorenoskopi
Üreterorenoskopi

Üreterorenoskopi (URS) Nedir?

 

Üreterorenoskopi supravezikal üriner traktusta yer alan hastalıkların tanısı ve tedavisi için yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. 

 

Tanıya yönelik: Üst üriner sistemde dolum defekti, Üst üriner sistem kaynaklı hematüri, Tek taraflı pozitif sitoloji, Endoskopik olarak tedavi edilen üst üriner sistem tümörlerinde izlem, Tedaviye Yönelik: Üreter taşlarının kırılması ve alınması, Üreteropelvik veya üreteral darlıkların insizyonu, Tümör rezeksiyonuYabancı cisim çıkartılması, Üreteral lezyon eksizyonu 

 

Rigit URS: Üreteri ilk olarak Hung H. Young 1912’de posterior üretral valvi olan bir hastanın dilate olan üreterine  rijid  sistoskopla  girerek  görüntülemiştir.  Daha  sonraki  deneyim  ince  bir fiberoskopla  1964’de  denenmiş  ancak  taş  görülmesine  rağmen  mevcut  aletlerin  bunu çıkarmaya yeterli olmadığı bildirilmiştir. İlk planlı URS 1979’da yapılmış ve bu tarihten sonra teknolojinin yardımıyla üst sistem endoskopisi giderek gelişmiştir. Rijid Üreterorenoskopi (URS) İngilizce “Rigid” kelimesi bükülemez, sert anlamına gelmektedir. Rijid üreteroskop cihazının uzunluğu ve inceliği, üreter kanalına ulaşmamızda büyük avantaj sağlamaktadır.Üreter, böbrekte oluşan idrarı böbrek havuzundan (pelvis) idrar torbasına taşıyan ince kanala denilmektedir. Üreter sağ ve soldaki böbrekte olmak üzere iki tanededir. Üç kelimenin birleşmesinden oluşan “ Rijid Üreterorenoskopi “ Kıvrılmayan çok ince bir teleskop vasıtasıyla, vücuda hiçbir delik açmadan, idrar kanalından üreter içine girilmesi ve buradaki taş ya da tümörün lazer(Holmium LASER) ya da hava basıncı(Pnomotik) yoluyla kırılması ya da alınmasını içermektedir.

 

Rijid üreteroskop uzun ve çok ince bir endoskopi cihazıdır. Rijid Üreteroskopların kalınlığı 1-1.5 cm.e kadar olabilmekle beraber. Günümüzde 0.8-1.3 cm.lik endoskoplar daha sıklıkla kullanılmaktadır. Görüntü daha geniş ve açısı da 0-10° olup, çalışma kanalı kıvrılabilen endoskopa göre biraz daha kalın olup 1.5 mm.e çıkabilmektedir. Biraz daha kalın olan iki çalışma kanalının olması nedeniyle daha hızlı ve rahatlıkla cihazların kullanımı ve taşın kırılması ve alınması söz konusudur. Ancak en önemli sınırlama, kıvrılamadığı için sadece üreter kanalındaki taşların kırılması ve alınmasında tedavi sağlar. Böbrek içindeki taşlarda kullanım etkinliği, kıvrılabilme yeteneği olmadığından, yoktur. Üreter üst bölümünde yer alan bir taş URS ile kırma sırasında böbreğe doğru kaçabilir. Bu durumda esnek fleksibl üretero-renoskop ile böbrek içindeki taş parçalanabilir. Komplikasyon olarak idrar kanalında(üreterde) kopma, İç içe girme, delinme yırtılma, kanama, idrarın sistem dışına sızması veya kaçağı, laser veya taşkırma aletinin termal hasarı olabilir. Ameliyattan sonra böbrek ağrısı(Renal kolik), pıhtı tıkanması, taş parçalarının idrar kanalını tıkaması olabilir veya uzun dönemda bazı alanlarda darlık gelişme riski vardır.Yine yapılan müdahale sonrası hafiften şiddetliye kadar enfeksiyonlar gelişebilir ve bunlar antibiyotiklerle engellenebilir ve tedavi edilebilir

 

Fleksibl Üreterorenoskopi (RİRC, Retrograd İntraRenal Cerrahi): İngilizce “Flexible” kelimesi kıvrılabilir, bükülebilir anlamına gelmektedir. Fleksibl Üreterorenoskopi  Kıvrılabilen çok ince bir teleskop vasıtasıyla, vücuda hiçbir delik açmadan, idrar kanalından üreter ve böbrek içine girilmesi ve buradaki taş ya da tümörün lazer yoluyla kırılması ya da alınmasını içermektedir.Böbreğin içindeki taşları rahatlıkla, ince çalışma kanalından geçen lazer (Holmium LASER)  kablo sistemi ile kırabilmekte ve kırılmış büyük 4-5 mm lik taş parçaları bu incelikteki bir çalışmada basket yöntemi ile alınabilmektedir. Burada 3 mm ve altındaki taş kırıntıları toplanmaz ve ağrısız şekilde rahatlıkla düşürülebilirler. Fleksible Üreterorenoskopi uygulayan hekim, cihaza bağlı kameranın sağladığı mükemmel görüntü altında, aletin kıvrılabilen uç kısmını bir eliyle kontrol ederek böbrek içindeki tüm odaları kontrol edebilmekte ve buradaki taşlara ulaşarak lazer ile kırabilmektedir . Aynı zamanda da ayağı ile kontrol ettiği röntgen pedalı ile endoskopinin böbreğin içindeki pozisyonunu ve varsa diğer taşların yerini kontrol edebilmektedir.

 

İdrar kanalında uzun süre kalan taşlar kanalın duvarında ciddi ödem yapmışsa, taş çok büyükse, idrar kanalı tıkanmadan dolayı şişmişse, ameliyat sırasında idrar kanalında yaralanma olmuşsa ve taş parçalarının (fragmanlarının) idrar yolundan dökülürken idrar yolunu tıkamaması için böbrek ile mesane arasında idrar akışını sağlaması için idrar kanalına ince bir tüp (stent) konulabilir. Bu stentlere bağlı stent alınana kadar hastalarda yan ağrısı, batma, yanma hissi, idrarda kanama, sık idrara çıkma, sürekli idrar hissi gibi şikayetlere sebep olabilir. Hastaları rahatlatmak amacıyla mesane gevşetici ilaçlar (anti-muskarinikler) ve prostat ilaçları (alfa-blokerler) verilebilir.Ameliyatta kırılan taşlar idrar yolundan atıldıktan ve idrar yolundaki ödem çözüldükten sonra stent alınabilir. Stent çekme işleminden önce taşların tamamen döküldüğünden emin olmak için röntgen veya ultrason yapılabilir. Stent genellikle ameliyattan 1 hafta ile 3 hafta sonrasında alınır. Stentin çekilmesi işlemi yine aynı şekilde ameliyathanede hafif bir anestezi altında yapılır. Stent çekildikten sonra hastalar aynı gün evlerine dönebilirler. Kullanılan stentler (uzun süre kalan özel stentler hariç) en fazla 3 ay kalması istenir. Uzun süre vücutta kalan stentler idrar yolu enfeksiyonu, kanama, taşlaşma gibi sıkıntılara sebep olabilirler.

 

Komplikasyonlar: Ameliyat endoskopik ve kesisiz bir işlem olmasına rağmen bazı riskleri içermektedir. İdrar yolu endoskopların ilerlemesine engelleyecek kadar dar ise balon ile genişletme yapılabilir. Ancak yine de çok dar ise stent konularak işlem bir sonraki seansa ertelenebilir. Stentler üreterde genişleme yapar ve ikinci seans (genellikle 2 hafta sonra yapılır) işlem başarıyla uygulanır. İşlemin en korkulan riski idrar kanalının işlem sırasında yaralanmasıdır. Bu yaralanma üreter duvarında küçük bir yırtılmadan üreterin bütünlüğünün kopmasına kadar değişebilir. Küçük yaralanmalar üretere stent konulmasını takiben kendiliğinden iyileşirken tam kopmalar genellikle açık ameliyat ile tamir edilmeye çalışılır.

 

Bazen taşlar enfeksiyona eşlik eder ve önceden yapılan idrar tahlilleri ile bu enfeksiyon saptanamayabilir. Ameliyat sonrası bu enfeksiyon kana karışarak ciddi durumlara sebep olabilir. Bu durumda uygun antibiyotik ile tedavi edilebilir. Bu durumlardan ayrı olarak idrarda hafif kanamalar, ameliyat yapılan tarafta ağrılar görülebilir

Hakkı Perk ©2020 | Her Hakkı Saklıdır. | Dinamiksoft tarafından oluşturulmuştur.